Home » Etkinlikler » BEŞİNCİ AVRUPA İNME ORGANİZASYONU KONGRESİ MİLANO’DA DÜZENLENDİ

BEŞİNCİ AVRUPA İNME ORGANİZASYONU KONGRESİ MİLANO’DA DÜZENLENDİ

Beşinci Avrupa İnme Organizasyonu (İngilizce akronimi “ESOC”) kongresi 22-24 Mayıs’ta Milano’da gerçekleştirildi. 94 ülkeden yaklaşık 5600 katılımcının yer aldığı bu büyük organizasyona Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği (TBDHD) de stant ile katıldı. Üç gün boyunca THE RESCUE BRAIN, PASTA, TaCAS, RATULS, THAWS, RESILIENT, RESTART gibi birçok küçük/orta ölçekli çalışma sunuldu. Bu çalışmaların bir kısmının özeti aşağıda bilginize sunulmuştur. Saygılarımızla.

Prof. Dr. Mehmet Akif Topçuoğlu

TBDHD başkanı

 

ESOC haberler

Meta-analiz mismatch saptanan hastalarda “geç” intravenöz trombolitik tedavinin yararını işaret ediyor.

EXTEND, ECASS-4 ve EPITHET çalışmalarına alınmış olan 414 olgunun bireysel verileri birlikte incelendiğinde, 4,5-9 saat arasında görüntülemede penumbral patern (“Difüzyon-perfüzyon MR/CT mismatch” pozitif) olması halinde, IV trombolitik tedavinin yararı ortaya konulmuştur. IV tPA ile serebral kanama oranı bir miktar (%4,7’ye %0,5) artsa da, üçüncü ay iyi fonksiyonel klinik sonlanımın net olarak yüksek oluşu (or=1,86, p=0,011) önemlidir. Çalışmayı sunan professor Ma, bu verinin 4,5-9 saat arasında IV tPA uygulamasının yolunu açarak tedavinin global olarak yaygınlaştırılmasına aracılık edebileceğini ifade etti. Bu noktada, otomatik mismatch yazılımlarının süreci hızlandırma ve doğruluk açısından önemini vurguladı.

 

İntraserebral kanamanın ilk günü boyunca etkili ve stabil kan basıncı kontrolü gereklidir.

ATACH-II ve INTERACT-II çalışmalarına dahil edilen 3829 intraserebral hematom (ISH) olgusunun birleşik meta-analizinde ilk gün içinde sistolik kan basıncının (SKB) 120-130 mmHg’a kadar indirilmesinin klinik sonuçları olumlu etkilediği, bu dönemde SKB’nın her 10 mmHg yukarı şifti ile iyi prognozun (mRS 0-2) anlamlı olarak azalacağı (her 10 mmHg SKB artışı için OR=0,90 (%95 GA, 0,87-0,94; p<0,001) gösterilmiştir. Saatte 60 mmHg’yi geçen SKB düşürülmesi ve gün içi SKB değişkenliğinin artışı (SKP ortalamasının standart deviasyonunun her 10 mmHg artışı için OR=0,87 (%95 GA, 0,79-0,97; p=0,0124) ile prognoz kötüleşir.

 

Serebral mikrokanamalı hastalarda iskemik inme riski kanama riskinden daha yüksektir.

Uluslararası serebral mikrokanama (SMK) kooperatif analiz grubu 38 gözlemsel çalışmanın 20 322 iskemik inme veya TIA geçirmiş hastasında takipte kanama riskinin SMK sayısı ile arttığı gösterilmiştir. Serebral kanama artışının HR (Hazard ratio)’ı SMK sayısı 5 veya daha fazla ise 4,55 (95% güven aralığı-GA; 3,08–6,72), 10 veya daha fazla ise 5,52 (3,36-9,05) ve 20 veya daha fazla ise 8,61 (4,69-15,81)’dir. Bu hastalarda iskemik inme riski ise SMK sayısı ile belirgin artış göstermez: SMK sayısı 5 veya daha fazla ise HR 1,47 (1,19-1,80), SMK sayısı 10 veya daha fazla ise 1,43 (1,07-1,91) ve 20 veya daha fazla ise 1,86 (1,23-1,82). Ancak, sayısal (1000 hasta yılı) olarak bakıldığında insidansının yüksek olşu nedeniyle iskemik olaylar daha sık karşımıza çıkar. SMK sayısı 10 ve üzerinde olan 1000 hastada yılda iskemik olay sayısı 64 (48-84) iken kanama olanların sayısı 27 (17-41); yirmi ve üzerinde SMK olan 1000 hastada ise iskemik olay 73 (46-108) kişide görülürken hemoraji sayısı 39 (21-67)’dir. Çalışmanın birincil araştırıcısı Profesör David Werring bu veriyi kısaca “İskemik inme veya TIA geçirmiş olan hastalarda MR’da SMK varlığı takipte “iskemik inme” mutlak riskini “kanamaya göre” daha fazla atırır, ve bu sayısal fazlalık SMK yükü veya anatomik paternden doğrudan etkilenmez.” diye bağlamıştır.

 

İskemik önkoşullama akut inmede infarkt boyutunu küçültmüyor.

“THE RESCUE BRAIN TRIAL”de 200 hastada, inme sonrası ilk 6 saat içinde 4 kez 5 dakika süreyle uyluğa turnike uygulaması (sistolik kan basıncının 110 mmHg üzerinde) ile gerçekleştirilen iskemik önkoşullama (IPC: “Ischemic preconditioning”) ile, 24. saat sonunda MR ile tespit edilen infarkt boyutunda kontrol grubuna gore küçülme saptanmadı. Ama, uygulamanın tamamen güvenli olduğu bir kez daha desteklenmiş oldu. Çalışmanın yürütücü araştırmacısı Dr.Pico devam eden klinik sonlanımlı çalışmaların sonuçları ile değerlendirme yapılmasının önemine vurgu yaptı.